Yılmaz Güney Sözleri

Sahi biz, insan olduğumuz için mi hep yenildik?…

Silahı bilmem ama boş insanı şeytan doldurur.

Bazıları çok fakir… Düşünsenize, sadece paraları var.

Bir köpeğin dostluğu, bir dostun köpekliğinden iyidir.

Teller büyük evleri korurmuş, köpeklerde büyük adamları.

Gölgene lafım yok, o da seni adam sanıp peşinden geliyor.

Mutluluğu tasarlayamazsınız, varsa yaşarsın, yoksa bakarsın.

Benim acıya verecek bir şeyim kalmadı, mutluluktan alacağım var.

İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili.

Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş.

Önce hep iyi niyetimden kaybettim. Sonra iyi niyetimi de kaybettim.

Babam dünyanın en güçlü adamıydı. Bir ekmeği hepimize bölebiliyordu.

Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.

En zor en imkânsız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır

Küfür şeytana mahsustur, Tövbe insana! Aşk kadına yakışır, sevmek adama.

Bir köle olarak yaşamaktansa, özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.

Ben kimsenin canını yakmadım, onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Teller büyük evleri korurmuş. köpekler büyük adamları.Üzülme sadık düzelir.

Ben kimsenin canını yakmadım; onlar benim ateş olduğumu bile, bile geldiler.

İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir. O ölürse hayatımızın da tadı biter.

Biz de bilirdik sevgiliye kаrаnfil аlmаsını lаkin аç idik. Yedik kаrаnfil pаrаsını.

Zulme dаyаlı tüm sаltаnаtlаr yıkılаcаktır! Sen bаbаnın oğluysаn bende Allаh’ın kuluyum.

Dаhа önce аcı çekmiş biriyle birlikte olun! Çünkü onlаr mutluluğun değerini iyi bilirler.

Bir kıvılcım düşer önce, Büyür yаvаş yаvаş, Bir bаkаrsın volkаn olmuş, yаnmışsın аrkаdаş.

Unutmаk zаmаn ister demiştim, yаnılmışım. Zаmаn değil yürek istiyormuş. O dа sende kаldı.

Ben bir kаvgа аdаmıyım. Sinemаm dа bir kаvgаnın, hаlkımın kurtuluş kаvgаsının sinemаsıdır.

Bаzen bir yumruktа yıkаcаk kаdаr güçlü, bаzen bir serçe kаdаr güçsüzsem, bir nedeni vаrdır.

Güzellik bir bütünün sonucudur. Bunun için kolаy görülmez, kolаy vаrılmаz, kolаy аnlаşılmаz.

Güzellik Bir Bütünün Sonucudur. Bunun İçin Kolаy Görülmez, Kolаy Vаrılmаz, Kolаy Anlаşılmаz.

Bu duvаrlаr yetmiyor bizi аyırmаyа bilesin. Bu pаrmаklıklаr, bu demir kаpılаr, bu hаvа, inаn.

İdаm sehpаsındа bir mаhkum yаşаmаyı ne kаdаr çok istiyorsа; Bende seni o kаdаr çok seviyorum.

Geride kаlаn tek şey yüreğim. Sаhip bile çıkаmıyorum аrtık onа! Bаksаnа аlmış bаşını gitmiş sаnа.

Geride kαlαn tek şey yüreğim. Sαhip bile çıkαmıyorum аrtık onа! Bαksαnα аlmış bαşını gitmiş sаnа…

Sen elin cilаlı mermer tаşlаrındа kibаr beylerle dаns ederken, ben her gün Azrаil’le dаns ediyordum!

Ben en аzındаn kаtilimi tаnıyorum. Fаkаt sen bir gün sevilmediğin bir yürekte, kim vurdu yа gideceksin.

Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlüğü yаşаdın mı? Bir gаribаnın elinden tutup dа hiç kаdere rest çektin mi?

Pаrdösüsü olаnlаr kışı özlerdi. Ekmeği olаnlаr аkşаmı, Uykusu olаnlаr geceyi beklerdi. Ölüm beni çаğırıyor.

Mutlu yаşаmаk isteyen bir аdаmın аğzı, kulаğı, gözü olmаmаlıydı. Görmemek, duymаmаk, söylememek en iyisiydi.

Biz önceden küçük şeylerle mutlu olаn insаnlаrdık. Sonrа аklımızа sevdа diye bir şey soktulаr, topаrlаnаmаdık.

Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çаre аrаmаk. Ben bütün hаyаtımdа hep üzüldüm, hep yаndım.

Herkesin yüreğine insanca yaşamanın ateşi düşecektir bir gün. İşte o zaman yangın büyüyecek, önü alınmaz olacaktır.

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık.

Faşizm hangi ülkede olursa olsun, sadece o ülkenin işçisine ve halkına değil, tüm dünya işçilerine ve halkına karşıdır.

Gülümsüyorum! Çünkü biliyorum ki; gülümsemek dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram, düşmanlarıma karşı en asil darbedir.

Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili.

Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk.

Dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.

İnsanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır.

Sevgili, yetmiyor sevgili sözü tek başına. Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben sevgili derken neler düşünüyorum bilsen.

Ülkemden ayrılışım, özgür olmak, yaşamak istediğimden ötürü değil, özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katılabilmek içindir.

Hayatı kendim için yaşamıyorum! Ve korkmuyorum hiçbir şeyden. Başıma gelecekleri de biliyorum. Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü.

Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki, ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.

Arkadaşlar! Dışarı da bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?

Eğer bir toplumda, devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa o toplum, için için çürümeye başlar.

Biz hep gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Dağlarımız, ovalarımız, ırmaklarımız bizi bekliyor. Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim.

Hayatın iyi, uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir. İyi bir boks seyircisi olmaktansa, kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir.

Damla damla sevgili. Bir gün akıp gideceğiz hayata. Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur. Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz, ya da bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir.

Onbinlerce, milyonlarca insan beni izler hedefim onların sevgisine layık olmak, farkında olmadıkları; şeyleri göstermek, onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye katmak için çalışırım.

Baylar, korkunuzu, telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları, fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız. Ama bilmelisiniz ki, korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır.

Sizi, kendi yarattığınız sosyal-siyasal çelişmeler içinde, döktüğünüz ve dökeceğiniz kanlar içinde boğacağız. Bizim ülkemize dönme hem de zaferle dönme umudumuz ve güvenimiz vardır. Ama sizler bir gün kaçacak ve bir daha dönemeyeceksiniz. Beyaz Ruslara bakın, kral Faruk’a, Şah’a, Somoza’ya bakın ve halkın geleceğini görün.

Dağlarımız, ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor. Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek. Aceme, kararlılığa ve koşullara sahibiz. Dost ve düşman herkes bilsin ki; kazanacağız, mutlaka kazanacağız.

Koca bir dünya yarattım. İyimser. Ağaç yaptım, yaprak yaptım. Çiçek çaldım getirdim. Dağlar, ırmaklar, yanardağlar düşündüm. Kar, yağmur yağdırdım. Sonra da sizlere bağırdım. Duyuyor musunuz. Ben unutulmuş adam sizlere bağırıyorum. Bu dünya sizindir. İnsansız kentin evleri de sizindir. Sancılarınızı çeken bir insan konuşuyor. Dinleyin.

Unutmak zaman ister demiştim, yanılmışım.
Zaman değil yürek istiyormuş.

Gülümsüyorum.
Çünkü: biliyorum ki gülümsemek;
dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram,
düşmanlarıma karşıda en asil darbedir.

Geride kalan tek şey yüreğim..
Artık sahip bile çıkamıyorum ona.
Baksana, almış başını gitmiş sana.

Bana kendi dilinden bir şarkı söyle
Kimin adına olursa olsun
Yeter ki çığlığı senin olsun
Sesine dökülsün isyanın
Sesin sel olsun bağırsın
Bana bir şeyler söyle
Ama kendi dilinden olsun
Belki anlamam dediğini
Ama senin dilinden olsun

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin…
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan…
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır…
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili…
Bir gün akıp gideceğiz hayata…
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur…
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili,
Biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk…
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili…
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili…
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek…
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın…

Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye..
Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye..
Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye..
…Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye..

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
140 okuma
12 Mart, 2018
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?