Sevda Sözleri

Bence sende şimdi herkes gibisin.

Boşver arkadaş gülüşü yeter bize!

Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk.

Sen seversin o sever ve oyun biter!

İnsan en çok sevdikleriyle sınanır.

Görsen hayalimdeki seni, kıskanırsın.

Aşk layık olmaktır sahip olmak değil.

Canım cennet çeksin diye sanki gözlerin.

Seni üzeni sen üzemezsin. Bu hep böyledir.

Yüreğini sevdim cancağızım. Daha sözüm yok.

Sen benim en güzel derdimsin, içime attığım.

Gerçekten senin olan, senden başkasına gitmez.

Beni başkalarına bırakma. Görürsen dayanamazsın.

Hiç bir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sana küsüp, trip atıyorsam bil ki değerlisin.

Özlemek, ölmek’ten sadece iki harf fazla be çocuk.

Seven adam alır götürür, seviyor musun diye sormaz.

Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, bırak gitsin.

Bir çift göze aşık olursun, diğer bütün gözlere kör.

Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.

Besmelesiz başladım diye mi doyamıyorum seni sevmeye?

Yaşadığım en büyük mutluluk, çektiğim en büyük acısın.

Özlemek mi, sana benzeyen her şiire sarılasım geliyor.

Tutuklu kaldığım yer kalbinse, özgürlüğün canı cehenneme.

Okyanusta ölmezde insan, gider bir kaşık sevda da boğulur.

Unuttum unuttum diyorum, ama her şey seni görünce değişiyor.

Hani sadece ölüm ayırırdı bizi, söyle sevgilim hangimiz öldü?

Yüzüm kime dönük olursa olsun, yüreğim hep sana dönük olacak.

Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.

Zor olan ne biliyor musun? Sensizliğin sessizliğini dinlemek!!

Sen azıcık sevseydin üstünü ben tamamlardım, vallahi yapardım.

Nasıl özlediğimi anlaman için yerimde değil, yanımda olmalısın.

Kim demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak zor.

Söyle söyle sevmiyorum de. Yak canımı, alıştım zaten sensizliğe!

Dünyanın en ağır yüküdür, aklı sende olmayanı yüreğinde taşımak.

Birbirimizi görmezden gelsek, yüreğimiz de selamı keser mi acaba?

Sen çok sev de bırakıp giden yar utansın. – Necip Fazıl Kısakürek

Allah nasip ettirmeyeceği şeyi hayal ettirmez. Hz. Osman ( R. A. )

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Geçici asma beni kalıcı öldür. Boynumun izi kalsın yüreğimin ipinde.

Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm.

Seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış.

Sana yolculuk yapmak istiyorum. Kes yüreğine bir bilet ‘can’ kenarı olsun.

Herkesin yanımda olduğu kadar kalabalık değilim, senin yokluğun kadar yalnızım.

Sana her seni sevmiyorum deyişimde bil ki aşkından şaşırmış halde söylemişimdir.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim.

Yaşamı boyunca herkes ‘birini’ bulur, ama ‘birbirini’ bulmak çok az insana nasip olur.

Olmayacak insanlarla olmayacak hayaller kurduğum için en çok da kendimden af diliyorum.

Bir erkeği normalde ağlatması zordur. Ama erkek ağladığında asla sahte olmaz gözyaşları.

Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel, herkesin sevmeyi hak etmeyeceği kadar özelsin.

Hayat, seni kendinden uzaklaşmaya başladığında yakalar ve öyle bir köşeye sıkıştırır ki kaçamazsın.

Gel seninle bir daha ağlayalım. Yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanamayacaklara. Oğuz Atay

Sevgi; insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.

Unutma; İnsanlar senden beslendikleri için yanında olacaklar. Ama sen, yüreğinden beslenenin yanında ol.

Bir insanın sizi ne kadar sevdiği; Gösterdiği ilgiden, girdiği riskten ve verdiği mücadeleden belli olur.

Dualar ettim aşkımız hiç bitmesin diye, adını kumsallara yazdım yalvardım dalgalara ne olur silmeyin diye.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an, hiç bir şey seni sevmek gibi değil.

Sen beni bir dağın eteğindeki gelincik kadar severken, ben seni o dağın doruğundaki kardelen kadar özlüyorum.

Sevgi karanlık bir tünelde yakılan mum ışığı gibidir, size yolunuzu gösterir ama uzakta ne olduğunu söylemez.

Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun o kadar!

Bir insan birini yalnızken hatırlıyorsa sevmemiştir. Ansızın aklına getirip yalnızlaşıyorsa işte o zaman sevmiştir.

Hayallere dalmam ben çünkü tek hayalim sensin benim. Hiç bir şey isteyemem ben çünkü istediğim bir tek sensin benim.

Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim.

Şimdi özlediğim yerden uzanayım sana. Sustuğum şiirden sarılayım boynuna. Tam da şimdi. Unuttuğum şarkıdan öpeyim seni.

Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli, ne sevmediği.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.

Sevgi, lapa lapa kar yağan bir günde, bir çatı saçağı altına saklanan serçenin kopan tüyünün aşağıya düşüşünü fark edebilmektir.

Gülüşünü seversin, sesini seversin, sohbetini seversin. Sevmek için illa ki yüzünü görmek şart değil. Yüreğinde duruşunu seversin.

Taş olsam erirdim avuçlarında, dal olsam çökerdim bakışlarında. Sevgilim suçluysam bu aşk yolunda, zindana gerek yok hasretin var ya.

Eski kafalı birini istiyorum. Hayatını bir kişiye adayan, sevmek ve sevilmenin her şeyden daha güzel olduğuna inanan birini istiyorum.

Eğer bir insan seni en kötü günlerinde ayağa kaldırıyorsa, sana ve hatalarına rağmen senden kopmuyorsa, onun gitmesine izin vermemelisin.

Bu gece rüyama gir gizlice, beni sımsıkı sar öp kokla iyice, son kez isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolası hayatımdan.

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgâra dön, oradayım.

İçimden bir şiir yazmak geldi, yazıyorum çünkü seviyorum, seviyorum çünkü hissediyorum, hissediyorum çünkü yaşıyorum, yaşıyorum çünkü seninleyim.

Sen Allah’a dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin.

Uyanınca uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten çıldırtan, hayatta sadece bir kez görülebilen harika bir rüyasın sen.

Tahir olmak da ayıp değil, zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte, yani yürekte. – Nazım Hikmet Ran

Sözlerin aklımda ya da aklımın ardında, hayalin karşımda ya da sesin kulağımda, ya ben çıldırıyorum ya da çok özlüyorum, ya özlemek ya da özlenen çok özel birtanem.

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da. Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de. Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek.

Ey gönül; ille de birini seveceksen dışını değil, içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen asıl görmediklerini seveceksin. Sözde değil özde aşk istiyorsan elbet tene değil cana değeceksin.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
159 okuma
2 Mart, 2018
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?