Hz. Ali Sözleri

Kanaat tükenmez maldır.

Takva, imanın temelidir.

Bilgiyle dirilen, ölmez.

İlim hakiki bir mürşiddir.

Çok gülenin heybeti azalır.

Eğrinin gölgesi de eğridir.

Gözü olana, sabah ışımıştır.

Aklı kıt olan, dilini tutamaz.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Uzun arzulu olan, ameli unutur.

İlim meclisi cennet bahçesidir.

İnsan, dilinin altında gizlidir.

Nice kan vardır ki onu dil döker.

Ölümü unutmak, kalbi paslandırır.

Yoksulluğun en kötüsü ahmaklıktır.

Kişinin değeri yaptığı bağıştadır.

Batıla yardım eden, hakka zulmeder.

Eğri cetvelden, doğru çizgi çıkmaz.

Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

Haddini bilen kimse, hakaret görmez.

Dostları yitirmek, gurbete düşmektir.

Akıl tamamlandığında, söz noksanlaşır.

Dili’ni yermekten de övmekten de koru.

Gıybeti dinleyen gıybeti yapan gibidir.

Kudret altında olan her aziz, zelildir.

Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz.

Kemal, doğru konuşmak ve doğru olmaktır.

En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.

Gerçekle savaşan, elbette alt olur gider.

Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar.

Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır.

İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.

Adamlık, ahde vefa, verdiği sözü tutmaktır.

Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür.

İlim bir noktadır, onu çoğaltan cahillerdir.

Hilim yumuşak huyluluk gibi üstünlük yoktur.

İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar.

Âlim, ölse de yaşar, cahil ise yaşarken ölür.

Sevgiliye verilen en büyük hediye sadakattir.

Düşünmeden konuşma, sonuna bakmadan iş yapma.

Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.

Perde kaldırılırsa bile yakinim artmaz benim.

Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim.

Dindarlığın en üstünü, dindarlığı gizlemektir.

Bir şey feda edilmeden, hiçbir şey kazanılmaz.

Müminin sevinci yüzünde, üzüntüsü kalbindedir.

Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.

Sabır en güzel huy, ılim en güzel süs eşyasıdır.

Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.

Düşmanların en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir.

Azim ve sebat insanların en büyük yardımcısıdır.

Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir.

Herşeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir.

Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.

Yaratanın büyüklüğü, yaratılanı gözünde küçültür.

Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.

Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.

İkiyüzlünün dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir.

İyi niyetlilik gönle ferahlık, bedene esenliktir.

Dost, dostu yokken dostluğuna sadakat gösterendir.

Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum.

Akıllının zannı, câhilin yakınınden daha doğrudur.

Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış.

Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et.

Tatlı dili olanın dostları hergün biraz daha artar.

Fazilete yükselmek güç, rezalete alçalmak kolaydır.

Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.

Dostluğu öldüren en tehlikeli silah itimatsızlıktır.

Seni inciten kimse özür dilerse kabul et. Kin tutma.

Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin.

Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet.

İhtiras, gafillerin kalbinde şeytanların sultanıdır.

Kendisine edep yüklenen kimsenin kötülükleri azalır.

Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.

Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır.

Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma.

Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.

Akıllının tahmini, cahilin kesin bilgisinden üstündür.

Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.

Tutumluluk, az şeyi çoğaltır; israf, çok şeyi azaltır.

Dünyadakiler, uykuda yol alan kervan ehline benzerler.

Şeref, fazilet ve edepledir. Asıl ve neseple değildir.

Kitapları değil, kitapların içindekileri kafanda topla.

Çok sert olma, kırılırsın. Çok yumuşak olma, ezilirsin.

İyilikle emretmek, insanların en faziletli amelleridir.

Hiçbir acı cehaletten daha fazla zahmet verici değildir.

Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.

Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur.

Dil; cismi küçük yırtıcı bir arslandır. Onu sağlam bağla.

Kimseden vefa görmesem de vefa göstermeye devam edeceğim.

Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir.

Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır.

Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir.

Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır.

Öldükten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakın.

Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men’eder.

Takva, dini ıslah, nefsi muhafaza eder ve mürüvveti süsler.

Çocuklarınızı bugüne göre değil, geleceğe göre yetiştiriniz.

Ne kadar yoksul ve aç olursa olsun, kanaat sahibi zengindir.

İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır.

Nice oruçlu vardır ki; orucundan elde ettiği, ancak açlıktır.

Gözünün nurunu geliştirmek isteyen, allah korkusuyla ağlasın.

Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur.

Kötülüklerden çekinmek, iyilik kazanmaya çalışmaktan üstündür.

Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.

Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir.

Bilerek yapılan az iş, Bilmeyerek yapılan çok işten hayırlıdır.

Sırlarını ona buna açıyorsan başına gelecek zilletlere razı ol.

Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ıse çekinenlerdir.

İnsanlarla öyle iyi geçin ki öldüğünde düşmanların bile ağlasın.

Yaptığı günah bir işle öğünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.

Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.

İki şey halkı yok eder: fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.

Bir insana başkaları önünde verilen öğüt, öğüt değil, hakarettir.

İstesem sırf fatiha suresinin tefsiriyle yetmiş beygiri yüklerim.

Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.

Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin, milletinize yapılanı affetmeyin.

İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar.

Süse ve ziynete heves eden erkekler, erkektir; ama mert değillerdir.

Kötülük eden kimseye ihsanla karşılık vermek faziletin en güzelidir.

İlim alçaktakileri yükseltir. Bilgisizlikse yüksektekileri alçaltır.

Gençliği anlamaz hale gelmişseniz, dünyadaki işiniz bitmiş demektir.

Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir.

Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugünü ıyi geçirmeye bak.

Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir.

Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır.

En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.

Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir.

Asıl yetimler anadan babadan değil ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır.

Eğer ilim ümitle elde edilseydi, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu.

Dua mü’minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur.

Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.

Cesurun ayakları dayanmak, korkağın ayakları kaçmak için yaratılmıştır.

Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.

Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun.

Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.

Gerçeği insanların ölçüsü ile değil, insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı.

Sen kendini küçücük et-kemik sanırsın. Oysa sende alem-i ekber gizlidir.

Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.

İlim servetten üstündür. Çünkü sen serveti korursun, ilim ise seni korur.

İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır.

İhtiyacı olan şeyi elde edememek, ehli olmayandan istemekten daha iyidir.

Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.

Birbirine aykırı olarak çağrılan iki yolun biri, mutlaka sapıklık yoludur.

Susmak hukmettir, susmak selamettir, sır saklamak, saadetin bir köşesidir.

Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.

Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.

Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma.

Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın.

İnsanların değeri, düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır.

Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin.

Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin.

Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar söylemekten hayırlıdır.

Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.

Güzellik giyinenlerin süslüğü ile oluşmaz; bilgi ve terbiye ile güzel olunur.

Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken; başkasını ayıplamandır.

İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir.

İki kişi yoktur ki halkı kendisine uymaya çağırsın da, biri sapıklıkta olmasın.

Şu göğsümde saklı duran birçok ilim var. Ah! Onları taşıtacak erler bulabilsem.

Bilmediğiniz sözü söylemeyin. Çünkü; gerçeğin çoğu inkar ettiğiniz şeylerdedir.

Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.

Çalışanlar kötülük düşünmeye zaman bulamaz, tembeller ise kötülükten kurtulamaz.

Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.

İnsanı zengin eden şey, kâlb zenginliğidir. Yoksa mal, sahibinin gözünü doyurmaz.

Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.

Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; Mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.

Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun.

Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.

Cömertlik, ıstemeden vermektir. İstendikten sonra vermemekse utançtandır ve kötüdür.

Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır.

Fasık ve günahkâr kimselerle arkadaş olmaktan kaçın, çünkü kötülük kötülüğe kavuşur.

İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: biri sağlık, öteki de gençlik.

Allah’ın dini öyle bir hale getirilmiş ki, tersine çevrilerek giyilen elbiseye dönmüş.

Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.

Sıkıntıya düşmeden önce emniyet tedbirini alan kimse, ayağını sağlam yere basmış olur.

Hikmet Mü’minin yitik malıdır; Bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.

Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış.

Haksız kazanç ve ahlaksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyiniz.

Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler.

Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir.

Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.

Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz, bütün malını mirasçılara vermeye razı olur.

Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.

Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz.

Haksızlıklara karşı gelmeyenler, yalnız haklarını değil, onur ve şereflerini de kaybederler.

Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.

Yuvasını seven bir kadın için tahammül edilmeyecek güçlük, katlanılmayacak fedakarlık yoktur.

Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır.

Akıl kalptedir, merhamet karaciğerdedir, esirgeyiş (şefkat) dalâktadır, nefes de akciğerdedir.

Haset edenin sevgisi sözlerinde görülür. Kinini işlerinde gizler. Adı dost, fiili düşmancadır.

Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç; çünkü iyilik alışkanlık haline gelir.

Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamaya kalkacağın işleri yapmaktan çekin.

Mal, harcandığı kadar sahibine ikramda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihanet eder.

İlim, insanı Allah’ın emrettiği şeylere götürür, züht ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.

Eğer ararsak kendimize kolayca düşman bulabiliriz, ama ne kadar ararsak dost bulmak kolay değil.

İman, kabul olan söz dil ile şehadet etmek, yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.

Allah’ın öyle kulları vardır ki; Allah onları kulların faydalarına hizmet etmek için nimetlerle

Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.

Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap.

Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terketmedikçe imanın tadını anlamaz.

Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar.

Sabır, insanın başına gelene katlanması demektir. Onu kızdırana karşı da kendisine hakim olmaktır.

Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir.

Sabır iki türlüdür: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek ve sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.

Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara iyi kitaplar hediye ediniz.

İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için.

Tamah cahillerin kalplerini hafifleştirir, yerinden söker; arzular, onu rehin alır; hileler, onu bağlar.

Ben öyle bir insan ıstiyorum ki; İktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.

Kadrini bilen, haddini aşmayan, diline sahip olan, ömrünü boşa sarfetmeyen kimseye Allah Rahmet eylesin.

Anadan, babadan kalanlara yetim derler, bana kalirsa asıl yetim olanlar, akıldan mahrum olan kimselerdir.

Şecaat ve cesaret namına hiçbir şey beklenemez. Kötü alışkanlıkları terk etmek, en büyük ibadetlerdendir.

İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.

Dert ve sıkıntının şiddetine sabır göster, bunuda sonu gelecektir. Bil ki sabır; bir asalet göstergesidir!

Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir.

Allah’ın bir meleği vardır, her gün bağırır; Doğun ölüm için, toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.

İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır.

Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık, bir karıncanın ağzındaki taneyi almamı isteseler; bu zulmü yapamam.

Allah Resûlunu ilk kez gören, onu görür görmez heybetten titrer, onunla bir süre beraber olan ona aşık olur.

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.

Öfke delilikten bir bölümdür. Çünkü sahibi nadim olur, nadim olmuyorsa deliliği adamakıllı pekişmiş demektir.

Fazîlet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel zînettir. İlim, en şerefli meziyettir.

Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir.

Giremediğin gönül senin değildir. Gönül yalnız gönül vermekle alınır, gönül istiyorsan önce gönlünü vereceksin.

Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah’a hıyânette bulunmaktır; Hâinlere gadretmekse, Allah’a vefâ etmek demektir.

Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın.

Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider.

İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; Ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir.

Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.

Öfke kötü bir arkadaştır. Kusur ve çirkinlikleri açığa çıkarır, insanı kötülüğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.

Korku ümitsizliğe eş olmuştur; utanç mahrûmiyete. Fırsat bulut gibi geçip gider; hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın.

Halk içinde en erdemlisi, yalnız kendi ayıbını arayan ve bu yüzden başkalarının ayıbını aramaya imkan bulamayan kimsedir.

Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ıleri gelir, ya hasetten.

İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.

Çocuklarınızı, kendi bulunduğunuz zamandan başka zaman için hazırlayınız, onları yaşayacakları zamana göre bilgilendiriniz.

Yalancılardan daima uzak bulununuz. Çünkü onlarla içli dışlı olur ve onlarla dolaşıp kalkarsanız, siz de yalancı olursunuz.

Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.

Eğer birgün dünyaya ait derdin olursa, rabbine dönüp rabbim çok büyük derdim var deme. Derdine dönüp çok büyük rabbim var de.

Yeni ilmi şeyleri öğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin, çünkü kalpleriniz de vücudunuz gibi yorulur.

Dertlerimi kimselere söylemem, dostuma söyleyeyim de neden onu da üzeyim. Düşmanlarıma söyleyeyim de neden onları sevindireyim.

Kendi çocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve çocuğunun eğitimi için yararlandığın yerden yetim için de yararlan.

Amel eden cahil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona, ihtiyacından uzaklaşmaktan başka bir şey kazandırmaz.

Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir. Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır.

İnsanlar, dünyalarını düzene sokmak için dinlerine ait bir şeyi terk ettiler mi, Allah onları ondan daha zararlı bir şeye uğratır.

Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.

Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.

Ben Allah’ın kullarına açtığı kapıyım, her kim ondan girerse âmânda (kurtuluşta) olacaktır. Cennet ve cehennemin anahtarları bendedir.

Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz. Çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.

İlim hiçbir servet ile satın alınmaz. Onun içindir ki, bir cahil ne derecede zengin olursa olsun, en fakir bir âlim ile mukayese olunmaz.

İstediğin kimseye iyilik et, onun emiri olursun. Dilediğin kimseden iste onun esiri olursun. İstediğin kimseden müstağni kal, eşiti olursun.

Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.

Bayram, (Ramazan) orucunu, geceleri ettiği ibâdeti Allah’ın kabül ettiği kişiye bayramdır. Hangi gün Allah’a isyan edilmezse, o gündür bayram.

Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.

Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır. Fazilet, gücü yettiğinde affetmektir.

Akıllı; şehvetten uzaklaşan, ahireti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyacı kadar ve delille konuşur, sadece ahiretinin ıslahı için çalışır.

İnsanın değeri, himmetincedir; gerçekliği, adamlığıncadır; erliği, yaptığı kötülükten utancı kadardır; temizliği ve nâmusu da kıskançlığı derecesindedir.

Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.

Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir vücuda getirir.

Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.

Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.

Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok la havle vela kuvvete illa billah demek.

Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: önce sana diller döker, birçok şeyler vaat eder, sonra senden vazgeçer, daha sonra da arkandan senin aleyhine birçok şey söyler.

Namaz, her temiz kişinin Allah’a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Herşeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla ıyi geçinmesidir.

Zikir de Allah’ı hatırlamak iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu ıyi ve güzeldir; Bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir.

Senin gerçek kardeşin, seninle beraber olan, sana faydalı olmak için kendini zarara sokan, zamanın musibetleri sana dokunduğunda, seni kurtarmak için, kendi işlerini bırakabilendir.

Biziz peygamber’in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.

nimetlendirmiştir. Onların ellerine nimetler (mal ve mülk) vermiştir. Onlar da o nimetleri kullara ihsân ederler. Fakat, ihsân etmediler mi de, o nimetleri onlardan alıp başkalarına verir.

Şaşarım o kimseye ki, korktuğu yoksulluğa doğru koşup durur; arayıp istediği zenginlik, elinden yiter gider. Dünyâda yoksullar gibi yaşar, âhiretteyse zenginlerin sorusuyla sorguya çekilir.

Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: bir bölümünde rabbiyle münacat eder. O’na ıbadet eder; bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur.

Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu.

Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.

Bütün kitapların özü kur’an’da toplanmıştır. Kur’an’ın özü, ilk sûre olan fatiha suresi’dir. Fatiha’nın özü ‘besmele’dir. Besmelenin özü iste bu (be) harfidir. Ben de, işte bu (be) harfinin altındaki noktayım.

Kalbinde, halka karşı şefkat ve sevgi hissi uyandır, onlara iyi davran. Allah’ın seni nasıl bağışlamasını istiyorsan, sen de halkı bağışla. Bağışlayınca pişman olma, cezalandırınca sevinme. Öfkelenip ceza vermede acele davranma.

Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye. Düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.

Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek ıçin çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.

Sorun beni yitirmeden; çünkü andolsun allah’a, kur’an’da hiç bir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında ındi, nerede ındi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini de en ıyi bilenim ben. Gerçekten de rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir.

Sizi İslâm’a öylesine bir nisbetle mensup sayayım ki, benden önce kimse böyle bir nisbeti söylememiştir: İslam teslîm oluştur; teslîm oluş yakindir; yakin gerçeklemektir; gerçeklemek ikrardır; ikrar emre uymaktır; emre uymaksa o emirleri yerine getirmektir.

Kim bir işte halka öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce, huyuyla öğüt vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla yüceltilmeye değer.

Dünyâ dört şey üstünde durur: bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyâsına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyâsına satar.

İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ıhtiyâcı olanları görünce kendi ıhtiyâcını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak.

Oğulcuğum, benden dört şey belle, ışlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek ısterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden.

İnsanlara bir zaman gelip çatar ki; o zamanda Kur’ân’dan ancak eser ve yazı, İslâmdan da isim kalır. O gün, insanların mescitleri mâmurdur yapı bakımından; haraptır hidâyete mahâl olmak bakımından. O gün mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hatâ onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse, sürüp götürürler; kim geri kalırsa yürütüp alırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: ‘Zâtıma and olsun ki; Ben o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki, bilgi sâhibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar.’ Biz Allah’ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
163 okuma
2 Mart, 2018
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?