Damar Sözler

Beni yokluğunla savaştırma!
Kaybederim..

Çıkartın sigaraları, bu gece hayal kuracağız…!

Sonra bir sigara yakıyorsun. Gökyüzünü seyrediyorsun. Bakıyorsun hala her şey yerli yerinde, sen sadece kendini ziyan etmişsin…

Yıllar sonra seni bir sokakta, başka birinin yanında gördüğümde hatırlamayacak kadar unutmuş olmayı dilerim..

Yine bir gece kağıt kalem elimde,
Başlıyorum seni yazmaya bir çakmak sesiyle…

Özlerim ben seni seninle bile,
Vuslat mı hasret mi adını sen koy,
Aşkınla yakıp da düşürdün dile
Sevgi mi nefret mi adını sen koy…

Farklıyız güzelim birbirimizden
Apayrı dünyanın insanlarıyız
Tek şuçu sevipte yaşamak olan
Biranlık hevesin kurbanlarıyız…

Haydi kalk sigaranı unutma burası kapanıyor
Bu saatte bulamayız sigarasız sabah olmuyor…

Nede haklıymış meğer,
Aşk uğruna yalanlar,
Sen de beni yakıp gittin,
Geçen yıl bu zamanlar.

Bekledim rüzgarlar esip geçtikçe,
Seni bana geri getirmedikçe,
Açıp ellerimi böyle her gece,
Doğmayan güneşten seni dilendim.

Güzel derlerdi çocukken aşka,
Sanki uçarmış tutulan aşka,
Anlatılanlar başka,
Yaşanan başka,
Bir daha sevmek için,
Heves mi kaldı..

Hangimiz düşmedik bu kara sevdaya…
Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi….

Süslü aşk kelimeleri yok bizde de,
Bakışımız yeter yürekten sevene.

Sende haklısın be güzelim,ben kabuslarla büyüdüm,
Hayal kurmak ne haddime.

Manzarası sen ol gözlerimin,
Her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.

Çekemezsin kahrımı..
Yükün olurum senin…!

‘O’ Deyince aklınıza kim geliyorsa;
ALLAH sizi O’na kavuştursun..!

Alıştım mı yokluğuna?
Vaz mı geçiyorum varlığından…
Tedirginim aslında…
Ya unutursam.. ?
Peki ya başkasını seversem ?
İşte o zaman hayatım boyunca affetmem seni!

Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden, kimine göre kendinden…

Kumar gibisin; kazansam haram, kaybetsem başkasınınsın..!

Uzaktan sevmek var ya. Bir MAHKUMUN pencerelerden ÖZGÜRLÜĞE bakması gibidir…!

‘Sen daha çocuksun’ derdi annem, aşka yeltenirken. Peki şimdi büyümüş müyüm anne?’ ayrılığa ağlarken.

Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader… Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.

Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter.. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

Seni seviyorum. Yüreğime aktıkça damarıma kan olan, yokluğuyla intihar varlığıyla can olan.

Arkamdan demişler ki o duygusuz,
Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz..

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Ne kadar unuttum desem de onu görünce her şey yalan oluyormuş .

Dünya’nın en büyük yüküdür; Aklı sende olmayanı, ısrarla yüreğinde taşımak.

Bazen sen bile “vay be!” dersin kendine; tek satırlık adamları nasıl roman yapmışım gönlüme.

Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimizde artık bir başkasıyken.

Seni içimde yaşatmak için kimleri öldürdüm bi bilsen…

Gözlerine baktıkça ağlasa da gözlerim, ağlamak için de olsa gözlerini özledim.

Zehir olsa içerim ellerinden, yalan olsa çeker giderim nefretimden, ellerinle al sevgini pas tutmuş şu kalbimden..

Ne sevene düşmanım ne sevdiğime pişmanım SENİNLE OLMAK VARKEN SENSİZLİĞE İSYANIM!!!

Balkona çık ve bir sigara daha yak. Acıdan gebersen de gerçekleşmeyecek olan hayallerin şerefine…

Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok… -Can Yücel

Beni hep yanlış anladın zaten; “Gel eceğim” ol demiştim, “Gel ecelim ol” değil.

Merak etme gülüşlerimi alacak kadar pahalı değil senin şerefin..

Beni kaybetti ama sihirbaz falan değildi ş*refsizdi!

Bana ‘Nerelisin’ diyorlar. Seni gösterip ‘Oralıyım’ diyorum. Sana ‘Nerelisin’ diyorlar; ‘Oralı’ bile olmuyorsun.

Düzen bu: Kadın ağlar, erkek bakar.. Kadın duyar, erkek duymaz.. Kadın sorar, erkek susar.. Kadın gider, erkek içer..

Kalp mi insana sev diyen yoksa yalnızlık mı körükleyen? Sahi nedir sevmek; Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Gözbebeklerinde kendim yerine başkasını gördüğüm insan; yalan söylerken bile nasıl bu kadar masum durabiliyordun?

Bir adın kalmalı geriye, Bir de o kahreden gurbet.. Beni affet.. Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç!

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, Ya canım ellerini tutmak isterse?

Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı, hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.

Beklemek; Hiç duymayan birine, dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.

Bazen bir şeyler yazarsın ona, yazar silersin.. yazar silersin.. O hiç birini okumamış olur ama sen hepsini söylemiş olursun.

Gidebilirsin ya da beni unutabilirsin.. ama ben yokmuşum gibi yaparsan eğer, hiç olmamışsın gibi davranırım! Kıvranırsın.

Seni hatırlatan her şeyde, katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi..

Dünyada akla değer veren yok madem, aklı az olanın parası çok madem, getir ordan şu rakıyı, alsın aklımızı: Belki böyle beğenir bizi el alem!

Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.

Yolların uzaklığı farketmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye yalan bir sevda için.

Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken, gözlerimi açtığımda yanımda olman.

Yıllar sonraya yazılmış bir mektup gözlerin. Zarfı dalgınlıkla kapanmış ve bana hiç açılmayacak.

Bütün bi geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın, sonra susarsın.

Hani zorlasan diyorum biraz.. soran olursa şayet; zorla güzellik olmadı deriz, sebebimiz olur en azından ayrılığa.

Gelişi güzel ayrılıklardı benimki.. ben hiç senin kadar esaslı, gitmedim senden.

Sensizliğe yenilmek, sana yenilmekten zor olsa da.. Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak, seni içimden terk ediyorum.

Seni unutma fikri bile, sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.

Ben, senin için ‘belkiydim’. Sen benim için ‘keşke’. ‘Belki’ seviyordur diye ‘Keşke’lerim ısrarcı bu gece.

Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?

Şimdi benim son diye bitirdiğime, kim bilir kimler ilk diye başlayacak.

Gitme zamanı gelmişse ‘dur’ demenin; Zaman geçmişse ‘dön’ demenin; Ve aşk bitmişse ‘yeniden’ demenin hiç bir anlamı yoktur.

“İhaneti” giymişsin yine üzerine.. Ben sana demedim mi bu kadar şık olma sen her halinde “şerefsiz”sin.

“Değiştin”diyorlar; Hayır, kabul etmiyorum! Sadece artık daha uzun uzun susabiliyorum.

Öyle bir çık ki karşıma “Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi” hissedeyim seni..

Bugünlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense, bir de gönlümden geçen yanıma gelse keşke.

Avuç dolusu gözyaşıyla yıkanmış bir Aşk’tık biz, ve kucak dolusu hoşçakalların gözünden düştük.

Bilekleri kesmek filan hikaye, hiç umudunu kestin mi? Ben kestim, sanki kanaması durmak bilmeyen hayat damarlarından birini kesmişsin gibi, kanaması durmuyor ve her saniye daha çok acıtıyor.. Daha kötü olan ne biliyor musun? Ölmüyorsun….

Bir önceki yazımda « makalem ilgini çekebilir. Okumak istermisin ?
yorum yok
144 okuma
28 Mart, 2018
admin
admin

Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin makale yazarlığı yapar. Site web editörü olan admin.


Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?